direnmek
Herhangi bir düşüncede, bir istekte veya bir durumda ayak diremek, inat etmek, ısrar etmek, taannüt etmek
“Tek tük direnen çıktıysa da çürük yumurta gibi kısa zamanda eziliverdi.” – K. KorcanAlıntı: Türk Dil Kurumu
Mayıs sonu itibariyle ülkemizde çok şey değişti. Adeta bir dönem kapandı ve başka bir döneme geçildi. Bilmeyenler (yandaş medya olarak adlandırılan yayınları izleyenler) için yaşananların kısa bir özetini geçmek gerekirse; hükümetimizin Taksim Gezi Parkı’na yapmak istediği “Topçu Kışlası” olarak adlandırdığı Alışveriş Merkezi inşaasını ve burada katledilmek istenen ağaçları protesto amaçlı park içinde son derece barışçıl kitlelerin katıldığı eylemlerin, polis şiddeti ile durdurulmaya çalışılması sonucu halkın aniden aydınlanıp, yaşanan haksızlıklar için tek bir yumruk haline gelmesi diyebiliriz. Tabii bir süre sonra işler artık birkaç ağaç konusundan çıkmıştı…
Bu süreç içerisinde çok fazla şeyler yaşandı. İnsanlarla yaptığım diyaloglarda bir çoğunun neden direndiği konusunda gerçekten fikir sahibi olduğunu görmek gerçekten hoşuma gitmişti. Fakat yine bir kısım “Piknikçi” kitle de yok değildi meydanlarda. Bir direnmek kelimesidir gidiyor… Artık negatif bir durum olduğunda herkes diren ön ekini kullanmaya başlar oldu. Varsın olsun…
Fakat bu süreç içerisinde acı olaylar oldu ve belki de olmaya devam edecek. Meydanlarda insanlarımız hayatlarını kaybetti, uzuvlarını kaybetti. Ateş düştüğü yeri yakıyor aslında ama, bu sefer gerçekten farklı şeyler oldu. Ateş gerçekten herkesi yaktı. Çünkü bu kavga artık senin, benim ya da onun kavgası değildi. Özgürlük isteyen herkes katıldı.
Güzel şeyler de oldu; halkımızın yaratıcı yönü sanatsal yönü ortaya çıktı. Özellikle sokak sanatı adına çok güzel örnekler ortaya çıkardık. Meydanlarda performans sanatçıları vardı, müzisyenler vardı… Yazarlar yazdı, çizerler çizdi. Herkes kendi uzmanlığıyla bu güzelliklere birşeyler katmaya çalıştı.
#occupygezi #direngezi
Direndik… Direnmeye devam ediyoruz.
Tüm dünyaya barış diliyorum.
AE

